Tür:RPG
Platform:PC
Grafik:100/70
Ses:100/74
Oynanış:100/75
Yapım:Obsidian Entertainment
GENEL:100/76
2006 yılında piyasaya sürülen Neverwinter Nights 2 oyunu devam niteliğinde olmayan ancak oyunculara aynı dünyada farklı bir macera sunan bir oyun olarak karşımıza çıkıyor.
Oyunun başında bir karakter oluşturuyoruz ancak söylemem gerekir ki bu karakter oluşturma ekranı benim şimdiye kadar gördüğüm en detaylı ekrandı. Karakterimizin ırkını,türünü,yeteneklerini,güçlerini,yetenek puanlarını,inandığı varlığı vs. bir çok şeyi oyunun başında ayarlayabiliyoruz ve bu ayarlarımız oyun içinde etkisini gösteriyor. Oyun içinde verdiğimiz kararlar hikayenin gidişene az da olsa etki ediyor ve yoldaşlarınızın size karşı tutumlarını etkiliyor. Konu bakımından ise ortalama bir konuya sahip olan oyunda daha önce yokedilmiş bir şeytani varlığın tekrar geri dönerek neverwinter dünyasını tehdit ettiğini görüyoruz. Kahramanımız kendi köyünden yola çıkarak neverwinter'a gidiyor ve edindiği arkadaşlarıyla beraber bu kötülüğe karşı savaşmaya başlıyor ancak oyunun sonunda dilerseniz sizde kötü tarafa dahil olabiliyorsunuz bu açıdan oyun size özgürlük tanımış durumda.
Oynanış bakımından ise her seviye atladığınızda farklı yetenekler öğreniyorsunuz. Savaş sırasında ekranı durdurarak kendi karakterinize ve takım arkadaşlarınıza çeşitli komutlar verebiliyorsunuz. Oyun genel anlamda tekdüze bir mantığa sahip. Devamlı farklı bölgelere giderek yaratık kesiyorsunuz ve daha sonra giren ara sahnelerde çok da geçerli olmayan kararlar veriyorsunuz. Ancak oyunu kendi çıktığı döneme göre değerlendirirsek gerçekten başarılı bir yapım olarak nitelendirmeliyiz ayrıca hala günümüzde dahi bu oyunun fanatikleri oldukça fazla. Oyun özellikle Storm of Zehir adlı ekpaketiyle yenilikler getiriyor ama bunun dışında başka çeşitli ekpaketleri de var. Sonuç olarak bu türü seven oyuncuların denemesinde fayda bulduğum bir oyun olarak şans vermenizi öneririm.
Adsense
30 Haziran 2014 Pazartesi
28 Haziran 2014 Cumartesi
Vampire: The Masquerade – Bloodlines İnceleme
Tür:Aksiyon RPG
Platform:PC
Grafik:100/72
Ses:100/74
Oynanış:100/68
Yapım:Troika Games - Activision
GENEL:100/73
2004 yılında piyasaya sürülen Vampire: The Masquerade – Bloodlines oyununda bir vampirin gözünden vampirler arası kan davasına şahit oluyoruz.
Oyunun hemen başında farklı klanlar arasından bir vampiri seçerek onun sosyal,fiziksel vs. yeteneklerini ayarladıktan sonra oyuna başlıyoruz. Oyunun başında nasıl vampire dönüştüğümüzü anlatan kısa bir video izliyoruz ve bu andan sonra ilk olarak vampir güçlerimizi nasıl kullanacağımızı anlatan öğretici bölümü oynuyoruz. Daha sonra ise herhangi bir sıraya bağlı kalmaksızın farklı ana ve yan görevleri yaparak oyunda ilerliyoruz. Oyun boyunca çeşitli silahlar (tabanca,balta,sopa vs.) kullanabiliyoruz ayrıca vampirimizin ırkına göre çeşitli özel yeteneklerini kullanabiliyoruz. Gücümüz azaldığında insanların kanını içerek iyileşebiliyoruz.
Genel olarak karanlık bir atmosferi olan oyun çıktığı yıla göre oldukça kaliteli grafiklere sahip. Ayrıca resmi olmayan yamalarla oyun çok daha güzel bir hale getirilmiş durumda. Oyunun müzikleri ise karanlık atmosfere uygun bir şekilde tasarlanmış ancak oynanış bakımından biraz vasat kalan bir oyun olmuş diyebilirim. Genel anlamda büyük bir kesime hitap eden bir oyun olmasada bu oyunun gerçekten çok fazla seveni var. Bir vampir olarak farklı bir deneyim yaşamak isteyenler oyunu deneyebilirler.
Platform:PC
Grafik:100/72
Ses:100/74
Oynanış:100/68
Yapım:Troika Games - Activision
GENEL:100/73
2004 yılında piyasaya sürülen Vampire: The Masquerade – Bloodlines oyununda bir vampirin gözünden vampirler arası kan davasına şahit oluyoruz.
Oyunun hemen başında farklı klanlar arasından bir vampiri seçerek onun sosyal,fiziksel vs. yeteneklerini ayarladıktan sonra oyuna başlıyoruz. Oyunun başında nasıl vampire dönüştüğümüzü anlatan kısa bir video izliyoruz ve bu andan sonra ilk olarak vampir güçlerimizi nasıl kullanacağımızı anlatan öğretici bölümü oynuyoruz. Daha sonra ise herhangi bir sıraya bağlı kalmaksızın farklı ana ve yan görevleri yaparak oyunda ilerliyoruz. Oyun boyunca çeşitli silahlar (tabanca,balta,sopa vs.) kullanabiliyoruz ayrıca vampirimizin ırkına göre çeşitli özel yeteneklerini kullanabiliyoruz. Gücümüz azaldığında insanların kanını içerek iyileşebiliyoruz.
Genel olarak karanlık bir atmosferi olan oyun çıktığı yıla göre oldukça kaliteli grafiklere sahip. Ayrıca resmi olmayan yamalarla oyun çok daha güzel bir hale getirilmiş durumda. Oyunun müzikleri ise karanlık atmosfere uygun bir şekilde tasarlanmış ancak oynanış bakımından biraz vasat kalan bir oyun olmuş diyebilirim. Genel anlamda büyük bir kesime hitap eden bir oyun olmasada bu oyunun gerçekten çok fazla seveni var. Bir vampir olarak farklı bir deneyim yaşamak isteyenler oyunu deneyebilirler.
22 Haziran 2014 Pazar
The Amazing Spider-man 2 İnceleme
Tür:Aksiyon
Platform:PC,XBox360,PS3,PS4
Grafik:100/78
Ses:100/82
Oynanış:100/78
Yapım:Beenox - Activision
GENEL:100/78
2014 yılında aynı adlı filmiyle beraber piyasaya sürülen The Amazing Spider-man 2 oyununda Manhattan sokaklarında suçla mücadele edip düzeni sağlamaya çalışıyoruz. Oyunun grafikleri ne kadar kaliteli olsada oyundaki optimizasyon sorunu özellikle pc kullanıcıları için önemli bir sorun teşkil ediyor.
The Amazing Spider-man 2 oyununda filminden farklı olarak değişik düşmanlar ve değişik bir hikaye bizi bekliyor. Zaman zaman filmiyle paralel bir yapıda seyreden konu bazen çizgi romanına yaklaşarak bambaşka bir hal alıyor. Oyunda Kraven,Black Cat,Shocker ve önemli bir düşman olan Kingpin bulunuyor. Kingpin'in rus mafyasıyla olan husumeti ve Spider-man ile Kraven'in buna dahil olması Manhattan sokaklarını kızıştırıyor ve tavan yapan suç oranıyla birlikte Task Force diye adlandırılan özel polis birlikleri kuruluyor. Oyunda kahramnlık seviyesi diye bir durum mevcut ve eğer bu kahramanlık seviyeniz negatif değerler almaya başlarsa Manhattan için bir tehlike olarak görülmeye başlayan Spider-man'i durdrumak için Task Force harekete geçiyor ve deyim yerindeyse her nefesinizde peşinizde oluyorlar. Oyunda ilk kez zaman zaman Peter Parker olarak da oynama fırsatı buluyoruz. Peter Parker olarak yaptığımız görevlerde genelde ya bir bilgi peşinde oluyoruz ya da önemli bir fotoğraf çekmemiz gerekiyor. Bunun dışında oyun ilerledikçe yine farklı Örümcek Adam kıyafetleri açarak değişik özelliklere sahip olabiliyoruz. Ayrıca oyunda xp kazanarak Örümcek Adamın daha güçlü olması için gerekli geliştirmeleri yapabiliyoruz.
Oyunun ağ atma mekaniği oldukça iyi tasarlanmış olsada kamera açıları zaman zaman problemli olabiliyor. Oyunun belkide en güzel yanı Örümcek Adamın düşmanlarıyla uğraşırken yaptığı şakalar ve karşılıklı atışmaları diyebilirim. Özellikle Boss savaşları bu sayede oldukça keyifli bir hal alıyor. Sonuç olarak önceki Örümcek Adam oyunlarına çok fazla bir şey katmasada genel anlamda şans verilebilecek bir oyun olarak denemenizi tavsiye ederim.
Platform:PC,XBox360,PS3,PS4
Grafik:100/78
Ses:100/82
Oynanış:100/78
Yapım:Beenox - Activision
GENEL:100/78
2014 yılında aynı adlı filmiyle beraber piyasaya sürülen The Amazing Spider-man 2 oyununda Manhattan sokaklarında suçla mücadele edip düzeni sağlamaya çalışıyoruz. Oyunun grafikleri ne kadar kaliteli olsada oyundaki optimizasyon sorunu özellikle pc kullanıcıları için önemli bir sorun teşkil ediyor.
The Amazing Spider-man 2 oyununda filminden farklı olarak değişik düşmanlar ve değişik bir hikaye bizi bekliyor. Zaman zaman filmiyle paralel bir yapıda seyreden konu bazen çizgi romanına yaklaşarak bambaşka bir hal alıyor. Oyunda Kraven,Black Cat,Shocker ve önemli bir düşman olan Kingpin bulunuyor. Kingpin'in rus mafyasıyla olan husumeti ve Spider-man ile Kraven'in buna dahil olması Manhattan sokaklarını kızıştırıyor ve tavan yapan suç oranıyla birlikte Task Force diye adlandırılan özel polis birlikleri kuruluyor. Oyunda kahramnlık seviyesi diye bir durum mevcut ve eğer bu kahramanlık seviyeniz negatif değerler almaya başlarsa Manhattan için bir tehlike olarak görülmeye başlayan Spider-man'i durdrumak için Task Force harekete geçiyor ve deyim yerindeyse her nefesinizde peşinizde oluyorlar. Oyunda ilk kez zaman zaman Peter Parker olarak da oynama fırsatı buluyoruz. Peter Parker olarak yaptığımız görevlerde genelde ya bir bilgi peşinde oluyoruz ya da önemli bir fotoğraf çekmemiz gerekiyor. Bunun dışında oyun ilerledikçe yine farklı Örümcek Adam kıyafetleri açarak değişik özelliklere sahip olabiliyoruz. Ayrıca oyunda xp kazanarak Örümcek Adamın daha güçlü olması için gerekli geliştirmeleri yapabiliyoruz.
Oyunun ağ atma mekaniği oldukça iyi tasarlanmış olsada kamera açıları zaman zaman problemli olabiliyor. Oyunun belkide en güzel yanı Örümcek Adamın düşmanlarıyla uğraşırken yaptığı şakalar ve karşılıklı atışmaları diyebilirim. Özellikle Boss savaşları bu sayede oldukça keyifli bir hal alıyor. Sonuç olarak önceki Örümcek Adam oyunlarına çok fazla bir şey katmasada genel anlamda şans verilebilecek bir oyun olarak denemenizi tavsiye ederim.
14 Mayıs 2014 Çarşamba
BloodRayne Betrayal İnceleme
Tür:Aksiyon
Platform:PC,XBox360,PS3
Grafik:100/50
Ses:100/55
Oynanış:100/55
Yapım:Abstraction Games
GENEL:100/60
2014 yılında PC için piyasaya sürülen BloodRayne Betrayal adlı oyunda diğer BloodRayne oyunlarının aksine 2D olarak oyunu oynuyoruz. Son zamanlarda bu tarz oyunlar oldukça dikkat çekiyor olsada BloodRayne Betrayal oyunu tam anlamıyla başarılı bir 2D oyun olmaktan uzak bir görüntü çiziyor.
İlk oynadığım 2D oyunlardan olan Mark of The Ninja adlı şaheser oyundan sonra bu oyunu oynamak malesef bu oyunun çekiciliğini benim gözümde biraz düşürdü. Oyunda askerlerle işbirliği yapmış olan BloodRayne'i canlandırarak diğer vampirlere karşı bir savaş içerisine giriyoruz. Oyun boyunca çeşitli engelleri aşarak canımız azaldığından rakiplerimizin kanını emiyoruz ve hayatta kalıyoruz. Zaman zaman kılıçla savaşmak yerine silahta kullanma fırsatı buluyoruz.
Oyunun aksiyonu devamlı tavan yapmasına rağmen bir süre sonra aynı hareketleri tekrarlamak oyuncuyu sıkıyor. 15 bölümden oluşan oyunun bölümleri 5-10dk içerisinde bitirilebilecek kısa bölümlerden oluşuyor. Sonuç olarak zaman geçirmek için oynanabilecek bir oyun olsada gerek konusu gerekse oynanış mekanikleri bakımından vasatı aşmayan bir yapım olarak başka oyunlarla vaktinizi değerlendirmenizi öneririrm.
Platform:PC,XBox360,PS3
Grafik:100/50
Ses:100/55
Oynanış:100/55
Yapım:Abstraction Games
GENEL:100/60
2014 yılında PC için piyasaya sürülen BloodRayne Betrayal adlı oyunda diğer BloodRayne oyunlarının aksine 2D olarak oyunu oynuyoruz. Son zamanlarda bu tarz oyunlar oldukça dikkat çekiyor olsada BloodRayne Betrayal oyunu tam anlamıyla başarılı bir 2D oyun olmaktan uzak bir görüntü çiziyor.
İlk oynadığım 2D oyunlardan olan Mark of The Ninja adlı şaheser oyundan sonra bu oyunu oynamak malesef bu oyunun çekiciliğini benim gözümde biraz düşürdü. Oyunda askerlerle işbirliği yapmış olan BloodRayne'i canlandırarak diğer vampirlere karşı bir savaş içerisine giriyoruz. Oyun boyunca çeşitli engelleri aşarak canımız azaldığından rakiplerimizin kanını emiyoruz ve hayatta kalıyoruz. Zaman zaman kılıçla savaşmak yerine silahta kullanma fırsatı buluyoruz.
Oyunun aksiyonu devamlı tavan yapmasına rağmen bir süre sonra aynı hareketleri tekrarlamak oyuncuyu sıkıyor. 15 bölümden oluşan oyunun bölümleri 5-10dk içerisinde bitirilebilecek kısa bölümlerden oluşuyor. Sonuç olarak zaman geçirmek için oynanabilecek bir oyun olsada gerek konusu gerekse oynanış mekanikleri bakımından vasatı aşmayan bir yapım olarak başka oyunlarla vaktinizi değerlendirmenizi öneririrm.
7 Mayıs 2014 Çarşamba
Kara no Kyoukai İnceleme
Favori Karakterlerim:Shiki
Tür:Aksiyon,Gizem,Gerilim
Bölüm Sayısı:7 Film
Not:10/4
2007-2009 yılları arasında yayınlanan Kara no Kyoukai,konu bakımından toplamda yedi filmden oluşan ancak birde ilk 6 filmin özetini geçen Gate of Seventh Heaven adlı filmiyle beraber animeseverlerin karşısına çıkmış bir yapım.
Filmleri yayınlanma sırasına göre izlerseniz kafanız karışabilir ki bu normal bir durum çünkü filmler birbirlerini takip eden bir konu sırasıyla yayınlanmamış durumdalar. Bu yüzden bir geçmiş bir gelecek zaman arasında gidip geliyorsunuz ki bu durum konuya dahil olmanızı oldukça zorlaştırıyor. Bu yüzden ilk altı filmden sonra bu altı filmin özetini geçen özel remix filmini izlerseniz belki konu kafanızda daha rahat şekillenebilir. Ryougi Shiki adlı çift kişilikli bir kızın geçirdiği trafik kazası sonrasında saldırgan kişiliğini unutup tek kişiliğe bürünmesinin ardından tanıştığı kişiler ve yaşadığı olaylar sonucu tekrar saldırgan kişiliğini kazanarak bir ölüm makinesine dönüşmesini anlatan filmler, genel anlamda oldukça yavaş işleyen bir konu üzerine inşa edilmiş diyebilirim.
Animenin çizim ve müzik bakımından vasatı aştığını söylemek yanlış olur. Monoton ilerleyen hikayede ufak tefek sürprizler olsada genel anlamda aksiyon düşük kalıyor. Eğer filmlerin süresi biraz daha kısa yapılıp gereksiz sahneler animeden atılsaydı daha olumlu bir puan alabilirdi bu yapım,ancak bu şekilde ortalamanın üzerine çıkamayan bir anime tanımını almayı hakediyor.
Tür:Aksiyon,Gizem,Gerilim
Bölüm Sayısı:7 Film
Not:10/4
2007-2009 yılları arasında yayınlanan Kara no Kyoukai,konu bakımından toplamda yedi filmden oluşan ancak birde ilk 6 filmin özetini geçen Gate of Seventh Heaven adlı filmiyle beraber animeseverlerin karşısına çıkmış bir yapım.
Filmleri yayınlanma sırasına göre izlerseniz kafanız karışabilir ki bu normal bir durum çünkü filmler birbirlerini takip eden bir konu sırasıyla yayınlanmamış durumdalar. Bu yüzden bir geçmiş bir gelecek zaman arasında gidip geliyorsunuz ki bu durum konuya dahil olmanızı oldukça zorlaştırıyor. Bu yüzden ilk altı filmden sonra bu altı filmin özetini geçen özel remix filmini izlerseniz belki konu kafanızda daha rahat şekillenebilir. Ryougi Shiki adlı çift kişilikli bir kızın geçirdiği trafik kazası sonrasında saldırgan kişiliğini unutup tek kişiliğe bürünmesinin ardından tanıştığı kişiler ve yaşadığı olaylar sonucu tekrar saldırgan kişiliğini kazanarak bir ölüm makinesine dönüşmesini anlatan filmler, genel anlamda oldukça yavaş işleyen bir konu üzerine inşa edilmiş diyebilirim.
Animenin çizim ve müzik bakımından vasatı aştığını söylemek yanlış olur. Monoton ilerleyen hikayede ufak tefek sürprizler olsada genel anlamda aksiyon düşük kalıyor. Eğer filmlerin süresi biraz daha kısa yapılıp gereksiz sahneler animeden atılsaydı daha olumlu bir puan alabilirdi bu yapım,ancak bu şekilde ortalamanın üzerine çıkamayan bir anime tanımını almayı hakediyor.
6 Mayıs 2014 Salı
Knights of the Old Republic İnceleme
Tür:RPG
Platform:PC,XBox
Grafik:100/60
Ses:100/85
Oynanış:100/88
Yapım:Bioware - Lucas Arts
GENEL:100/89
2003 yılında piyasaya sürülen ve hem zamanının hem de hala günümüzün en iyi RPG oyunları arasında gösterilen Star Wars Knights of the Old Republic oyunu, jedi ve sithlerin en fazla olduğu ,çatışmaların en yüksek olduğu zamanda geçiyor.
Oyunun başında bir karakter belirleyip oyuna başlasakta ilerleyen zamanlarda aslında karakterimizin yeni biri değil,savaşın asıl belirleyicilerinden biri olduğunu anlıyoruz. Raven ve Malak isimli iki Jedi cumhuriyet saflarında çok önemli başarılara imza atarlarken bir gün bir görev sonrası kendilerini karanlık tarafa kaptırırlar ve bu andan sonra birer sith'e dönüşürler. Raven ve Malak'a karşı zayıf olan cumhuriyet ordularının ise tek güvencesi Bastila adlı Jedi'dır. Bastila'nın özel gücü sayesinde ordular savaşlarda avantaj elde edip hem moral hem de yetenek bakımından öne geçebiliyorlardır. Ancak Bastila son görevinde Revan'la savaşıp döndükten sonra bulunduğu gemiye ani bir sith saldırısı yapılması üzerine kaybolmuş durumdadır. Aynı gemide bizde bulunduğumuz için burdaki olayları bizzat yaşıyoruz. Gemiden sağ çıkan 2-3 kişiden biri olarak,yetenekli bir asker olan Carth ile güçlerimizi birleştirerek Bastila'yı aramaya koyuluyoruz ve bu dakikadan sonra ipler tamamen sizin elinize geçiyor. Dilerseniz ışığın yolundan ayrılmayıp iyi yolda ilerleyerek kahraman bir jedi olabilirsiniz ya da karanlık tarafın gücüne aldanarak kötülüğü benimseyebilirsiiniz.
Oyun tam anlamıyla bir RPG. Oyun boyunca çeşitli silahlar(ışın kılıcı,lazer silahı vs.) ve değişik kıyafetler (zırh,jedi cüppesi vs.) kuşanabiliyoruz. Ayrıca karakterimizi belli başlı konularda uzman yaparak o konularda avantaj elde edebiliyoruz. Örneğin benim karakterimin bilgisayarlarla arası çok iyiydi ve bazı savaşları hiç mücadele etmeden uzaktan bombaları patlatmak vasıtasıyla kazanabildim. Müzik bakımından oldukça kaliteli bir yapım ancak 2003 yılına ait bir oyunun iyi grafiklere sahip olmasını beklemeyin. Genel anlamda RPG ve Star Wars hayranlarının memnun kalacağı,yıllar geçsede hala ilk günkü gibi sevilen bir oyun olarak bu oyunu denemenizi tavsiye ederim.
Platform:PC,XBox
Grafik:100/60
Ses:100/85
Oynanış:100/88
Yapım:Bioware - Lucas Arts
GENEL:100/89
2003 yılında piyasaya sürülen ve hem zamanının hem de hala günümüzün en iyi RPG oyunları arasında gösterilen Star Wars Knights of the Old Republic oyunu, jedi ve sithlerin en fazla olduğu ,çatışmaların en yüksek olduğu zamanda geçiyor.
Oyunun başında bir karakter belirleyip oyuna başlasakta ilerleyen zamanlarda aslında karakterimizin yeni biri değil,savaşın asıl belirleyicilerinden biri olduğunu anlıyoruz. Raven ve Malak isimli iki Jedi cumhuriyet saflarında çok önemli başarılara imza atarlarken bir gün bir görev sonrası kendilerini karanlık tarafa kaptırırlar ve bu andan sonra birer sith'e dönüşürler. Raven ve Malak'a karşı zayıf olan cumhuriyet ordularının ise tek güvencesi Bastila adlı Jedi'dır. Bastila'nın özel gücü sayesinde ordular savaşlarda avantaj elde edip hem moral hem de yetenek bakımından öne geçebiliyorlardır. Ancak Bastila son görevinde Revan'la savaşıp döndükten sonra bulunduğu gemiye ani bir sith saldırısı yapılması üzerine kaybolmuş durumdadır. Aynı gemide bizde bulunduğumuz için burdaki olayları bizzat yaşıyoruz. Gemiden sağ çıkan 2-3 kişiden biri olarak,yetenekli bir asker olan Carth ile güçlerimizi birleştirerek Bastila'yı aramaya koyuluyoruz ve bu dakikadan sonra ipler tamamen sizin elinize geçiyor. Dilerseniz ışığın yolundan ayrılmayıp iyi yolda ilerleyerek kahraman bir jedi olabilirsiniz ya da karanlık tarafın gücüne aldanarak kötülüğü benimseyebilirsiiniz.
Oyun tam anlamıyla bir RPG. Oyun boyunca çeşitli silahlar(ışın kılıcı,lazer silahı vs.) ve değişik kıyafetler (zırh,jedi cüppesi vs.) kuşanabiliyoruz. Ayrıca karakterimizi belli başlı konularda uzman yaparak o konularda avantaj elde edebiliyoruz. Örneğin benim karakterimin bilgisayarlarla arası çok iyiydi ve bazı savaşları hiç mücadele etmeden uzaktan bombaları patlatmak vasıtasıyla kazanabildim. Müzik bakımından oldukça kaliteli bir yapım ancak 2003 yılına ait bir oyunun iyi grafiklere sahip olmasını beklemeyin. Genel anlamda RPG ve Star Wars hayranlarının memnun kalacağı,yıllar geçsede hala ilk günkü gibi sevilen bir oyun olarak bu oyunu denemenizi tavsiye ederim.
23 Nisan 2014 Çarşamba
Hungry Heart Wild Striker İnceleme
Favori Karakterlerim:Seisuke,Miki
Tür:Spor,Komedi
Bölüm Sayısı:52
Not:10/7
2002-2003 yılları arasında yayınlanan Hungry Heart Wild Striker animesini izlemeyi uzun zamandan beri istiyordum. Bu animenin benim için önemi mangakasından kaynaklanıyor. Çünkü bu eseri Kaptan Tsubasa'nın mangakası olan Yoichi Takahashi yaptı.
Kanou Kyosuke liseli hırçın bir delikanlıdır. Ortaokuldayken yaşadığı bir olay sonucunda futboldan uzaklaşmıştır ancak içten içe hala futbolu seviyordur. Abisi Kanou Seisuke ise AC Milan takımında oynuyordur ve dışardan bakanlar için Kyosuke her zaman onun altında kalmaya mahkum birisi olarak görülüyordur. Ancak Kyosuke abisini kıskanıyor gibi görünsede aslında durum böyle değildir. Lisede bir futbol takımına katılmasıyla kısa sürede ilgi odağı olmayı başaran Kyosuke'yi takımın diğer dermirbaşları Sakai ve Rodrigo'da desteklemeye başladığında futbol yenekleri zirve yapmaya başlar. İlk başlarda takıma uyumu sancılı bir süreç olsada daha sonra herkes tarafından sevilen yetenekli bir futbolcu olarak görülmeye başlayan Kyosuke'nin amacı takımının ulusal şampiyonayı kazanmasını sağlamak ve Japon genç takımında forma giyebilmektir.
2006 Dünya Kupası için yapılan bu mangadaki amacının Japonya'da futbola olan ilginin artması ve tıpkı serinin kahramanı Kyosuke gibi bir forvetin yetişmesi için ilham vermek olduğunu söyleyen Takahashi görünüşe göre bu isteğini gerçekleştiremedi ama sonuç olarak izlemesi oldukça keyifli bir anime serisi ortaya çıktı. Hungry Heart Wild Striker animesi izleyicilerine, günümüz futbol ögelerini içinde barındıran ve çok aşırıya kaçmayan bir futbol deneyimi sunmayı amaçlıyor. Sonuç olarak izlemeye değer bir yapım olarak şans vermenizi tavsiye ederim.
Tür:Spor,Komedi
Bölüm Sayısı:52
Not:10/7
2002-2003 yılları arasında yayınlanan Hungry Heart Wild Striker animesini izlemeyi uzun zamandan beri istiyordum. Bu animenin benim için önemi mangakasından kaynaklanıyor. Çünkü bu eseri Kaptan Tsubasa'nın mangakası olan Yoichi Takahashi yaptı.
Kanou Kyosuke liseli hırçın bir delikanlıdır. Ortaokuldayken yaşadığı bir olay sonucunda futboldan uzaklaşmıştır ancak içten içe hala futbolu seviyordur. Abisi Kanou Seisuke ise AC Milan takımında oynuyordur ve dışardan bakanlar için Kyosuke her zaman onun altında kalmaya mahkum birisi olarak görülüyordur. Ancak Kyosuke abisini kıskanıyor gibi görünsede aslında durum böyle değildir. Lisede bir futbol takımına katılmasıyla kısa sürede ilgi odağı olmayı başaran Kyosuke'yi takımın diğer dermirbaşları Sakai ve Rodrigo'da desteklemeye başladığında futbol yenekleri zirve yapmaya başlar. İlk başlarda takıma uyumu sancılı bir süreç olsada daha sonra herkes tarafından sevilen yetenekli bir futbolcu olarak görülmeye başlayan Kyosuke'nin amacı takımının ulusal şampiyonayı kazanmasını sağlamak ve Japon genç takımında forma giyebilmektir.
2006 Dünya Kupası için yapılan bu mangadaki amacının Japonya'da futbola olan ilginin artması ve tıpkı serinin kahramanı Kyosuke gibi bir forvetin yetişmesi için ilham vermek olduğunu söyleyen Takahashi görünüşe göre bu isteğini gerçekleştiremedi ama sonuç olarak izlemesi oldukça keyifli bir anime serisi ortaya çıktı. Hungry Heart Wild Striker animesi izleyicilerine, günümüz futbol ögelerini içinde barındıran ve çok aşırıya kaçmayan bir futbol deneyimi sunmayı amaçlıyor. Sonuç olarak izlemeye değer bir yapım olarak şans vermenizi tavsiye ederim.
Age of Wonders 3 İnceleme
Tür:Sıratabanlı Strateji
Platform:PC
Grafik:100/70
Ses:100/68
Oynanış:100/70
Yapım:Triumph Studios
GENEL:100/68
2014 yılında piyasaya sürülen Age of Wonders 3 oyunu birkaç farklı oyunun sentezi biçiminde karşımıza çıkıyor diyebiliriz. Özellikle Civilization ve Might of Magic Heroes gibi oyunlara benzer özelliklere sahip olan yapım,kendine özgü bir kaç ilave ile birlikte vasatın üstü bir yapım ortaya çıkarmış diyebiliriz.
Öncelikle oyunun hikaye modu pek ilgi çekici değil zaten hikaye modundan genel anlamda oyunun nasıl oynandığını öğreten tutoriallar mevcut bu yüzden asıl mücadele kendi karakterlerimizi dahi yapabileceğimiz, yeni bir haritada ister takımlar kurarak ister bireysek oynayarak kazanmaya çalışacağımız savaşlarda yaşanıyor. Yaptığımız karakterlerin yetenekleri,görünüşleri vs. ayarlayabiliyoruz hatta yeni bir bayrak dahi oluşturabiliyoruz. Oyunda belli birkaç şehiri yöneterek onları geliştirmeye çalışıyoruz ve en güçlü orduya sahip olarak düşmanlarımızı yoketmeye çalışıyoruz. Düşmanlarımızı yokedip müttefiklerimizle kaldığımızda ise oyunu otomatikman kazanmış oluyoruz. Karakterlerimiz yaptıkları savaşlar sonucunda geliştirme puanları elde ediyorlar ve bu sayede dahada güçlü hale geliyorlar. Genel anlamda diplomasi anlamında pek bir şey içermeyen oyunda ana amaç düşmanları yoketmek diyebilirim.
Oyunun grafikleri çok kaliteli olmasada oldukça güçlü bir pc istiyor,bu bakımdan optimasyonunun kötü olduğunu söyeleyebilirim. Müzik ve oynanış bakımından da ortalama bir oyun olmuş diyebilirim. Bu tarz yapımlarda hala Civilization serisi başı çekiyor ve uzun bir sürede böyle oalcak gibi gözüküyor. Sonuç olarak şans verilebilecek bir yapım olsada çok fazla bir şey beklemeyin derim ben.
Platform:PC
Grafik:100/70
Ses:100/68
Oynanış:100/70
Yapım:Triumph Studios
GENEL:100/68
2014 yılında piyasaya sürülen Age of Wonders 3 oyunu birkaç farklı oyunun sentezi biçiminde karşımıza çıkıyor diyebiliriz. Özellikle Civilization ve Might of Magic Heroes gibi oyunlara benzer özelliklere sahip olan yapım,kendine özgü bir kaç ilave ile birlikte vasatın üstü bir yapım ortaya çıkarmış diyebiliriz.
Öncelikle oyunun hikaye modu pek ilgi çekici değil zaten hikaye modundan genel anlamda oyunun nasıl oynandığını öğreten tutoriallar mevcut bu yüzden asıl mücadele kendi karakterlerimizi dahi yapabileceğimiz, yeni bir haritada ister takımlar kurarak ister bireysek oynayarak kazanmaya çalışacağımız savaşlarda yaşanıyor. Yaptığımız karakterlerin yetenekleri,görünüşleri vs. ayarlayabiliyoruz hatta yeni bir bayrak dahi oluşturabiliyoruz. Oyunda belli birkaç şehiri yöneterek onları geliştirmeye çalışıyoruz ve en güçlü orduya sahip olarak düşmanlarımızı yoketmeye çalışıyoruz. Düşmanlarımızı yokedip müttefiklerimizle kaldığımızda ise oyunu otomatikman kazanmış oluyoruz. Karakterlerimiz yaptıkları savaşlar sonucunda geliştirme puanları elde ediyorlar ve bu sayede dahada güçlü hale geliyorlar. Genel anlamda diplomasi anlamında pek bir şey içermeyen oyunda ana amaç düşmanları yoketmek diyebilirim.
Oyunun grafikleri çok kaliteli olmasada oldukça güçlü bir pc istiyor,bu bakımdan optimasyonunun kötü olduğunu söyeleyebilirim. Müzik ve oynanış bakımından da ortalama bir oyun olmuş diyebilirim. Bu tarz yapımlarda hala Civilization serisi başı çekiyor ve uzun bir sürede böyle oalcak gibi gözüküyor. Sonuç olarak şans verilebilecek bir yapım olsada çok fazla bir şey beklemeyin derim ben.
Record of Agarest War Zero İnceleme
Tür:Taktiksel JRPG
Platform:PC,PS3,XBox360
Grafik:100/50
Ses:100/55
Oynanış:100/60
Yapım:Laughing Jackal
GENEL:100/55
2014 yılında pc platformuna çıkan Record of Agarest War Zero oyunu klasik bir jrpg oyunu olarak karşımıza çıkıyor. Oyunun çok uzun bir oynanış süresi ve derin bir hikayeye sahip olması konusunu beğenenler açısından güzel bir deneyim sunsada oynanış ve grafik bakımından atari seviyesini geçmeyen bu oyunun geniş bir kitleye hitap ettiğini söylemek büyük bir yanlış olur.
Karakterimizin yeteneklerini ve savaşçı özelliklerini belirledikten sonra sıratabnlı rpg ögeleriyle dolup taşan oyunumuza başlıyoruz. Oyun boyunca çeşitli değişik karakterler bize yardımcı oluyorlar ve bu yol arkadaşlarımızla bazı ilişkiler içerisine giriyoruz öyle ki bu ilişkilerimiz bizi evliliğe dahi götürebiliyor. Oyun ilerledikçe çok fazla farklı saldırı çeşidi ortaya çıkıyor ve oyun gittikçe karışık ve oynaması zor bir hal almaya başlıyor.
Gerek müzik gerekse oynanış bakımından şahsen ben oyunu yeterli bulmadım. Ayrıca konu bakımından da çok yavaş gelişen hikaye bir süre sonra baymaya başlıyor. JRPG oyunları çok fazla detay içermesine karşın bazen bu fazla detayda oyuncuyu sıkabiliyor. Genel anlamda grafik ve oynanışa önem veren kişilerin bu oyunu seveceğini düşünmüyorum. Sonuç olarak zamanınızı farklı yapımlarda harcamanızı öneririm.
Platform:PC,PS3,XBox360
Grafik:100/50
Ses:100/55
Oynanış:100/60
Yapım:Laughing Jackal
GENEL:100/55
2014 yılında pc platformuna çıkan Record of Agarest War Zero oyunu klasik bir jrpg oyunu olarak karşımıza çıkıyor. Oyunun çok uzun bir oynanış süresi ve derin bir hikayeye sahip olması konusunu beğenenler açısından güzel bir deneyim sunsada oynanış ve grafik bakımından atari seviyesini geçmeyen bu oyunun geniş bir kitleye hitap ettiğini söylemek büyük bir yanlış olur.
Karakterimizin yeteneklerini ve savaşçı özelliklerini belirledikten sonra sıratabnlı rpg ögeleriyle dolup taşan oyunumuza başlıyoruz. Oyun boyunca çeşitli değişik karakterler bize yardımcı oluyorlar ve bu yol arkadaşlarımızla bazı ilişkiler içerisine giriyoruz öyle ki bu ilişkilerimiz bizi evliliğe dahi götürebiliyor. Oyun ilerledikçe çok fazla farklı saldırı çeşidi ortaya çıkıyor ve oyun gittikçe karışık ve oynaması zor bir hal almaya başlıyor.
Gerek müzik gerekse oynanış bakımından şahsen ben oyunu yeterli bulmadım. Ayrıca konu bakımından da çok yavaş gelişen hikaye bir süre sonra baymaya başlıyor. JRPG oyunları çok fazla detay içermesine karşın bazen bu fazla detayda oyuncuyu sıkabiliyor. Genel anlamda grafik ve oynanışa önem veren kişilerin bu oyunu seveceğini düşünmüyorum. Sonuç olarak zamanınızı farklı yapımlarda harcamanızı öneririm.
9 Nisan 2014 Çarşamba
Total War Rome II İnceleme
Tür:Sıratabanlı Strateji
Platform:PC
Grafik:100/75
Ses:100/77
Oynanış:100/76
Yapım:The Creative Assembly
GENEL:100/74
2013 yılında piyasaya sürülen Total War Rome II oyunu ilk oyununun üzerinden 9 sene geçtikten sonra çıkmış bir oyun olup Total War oyunlarının en çok beklenileni ve sevileni olma özelliği taşıyordu. Ancak oyun ilk aşamada birçok oyunsever tarafından ortalamanın altında puanlar aldı. Çünkü oyunun ilk versiyonunda birçok bug vardı ancak daha sonra çıkan patchler ve çıkan 2 ek paketle birlikte oyun tam anlamıyla oynanabilir hale geldi.
Önceki oyunun aksine sadece Roma ile değil birçok farklı ırk ve kültürle oyunu oynamak mümkün kılınmış. Önceki Total War oyunlarından farklı olarak eklenen pek fazla bir şey olmasada gerek diplomasi alanında gerekse yönetim alanında bazı yenilikler yapılmış denilebilir. Örneğin Roma ile oyuna başlarsanız üç farklı gruptan birini seçerek bir ailenin başına geçiyorsunuz ve yapacağınız savaşlar ya da yönetim becerilerinize göre bazı karakter özellikleri kazanabiliyorsunuz. Bu sayede karakteriniz senatoda daha güçlü bir hale gelerek söz sahibi olmaya başlayabiliyor. Farklı kültürlerle yapılan savaşarlar sonucu ele geçirilen şehirlerin yönetimini tam anlamıyla ele geçirene kadar birçok isyanla uğraşmak durumunda kalabiliyorsunuz ya da köleleriniz zaman zaman ayaklanma çıkartabiliyorlar. Oyunu kazanma koşulları ise ekonomik,diplomatik ya da askeri olmak üzere üç farklı şekilde düzenlenmiş. Bu üç seçenekten herhangi birine yoğunlaşarak oyunu kazanmak mümkün ancak oyunun oldukça uzun bir zaman süresine yayıldığını da söylemek gerekiyor.
Grafik anlamında ilk oyununa göre fersah fersah üstün olması zaten geçen yıllara göre beklenilecek bir durum olsada kendi tarzındaki rakip oyunlara göre bir değerlendirme yaparsak oyuncuya çokta farklı bir deneyim sunduğu söylenemez. Müzikler ise orta seviye diyebilirim. Total War oyunlarına fazla bir yenilik getirmediği için fark yaratan bir oyun olamamış malesef oysaki bu oyun için herkesin büyük beklentileri vardı. Sonuç olarak ortalama bir Total War oyunu olarak bu oyun serisini sevenlerin denemesini önerebileceğim bir oyun olmuş.
Platform:PC
Grafik:100/75
Ses:100/77
Oynanış:100/76
Yapım:The Creative Assembly
GENEL:100/74
2013 yılında piyasaya sürülen Total War Rome II oyunu ilk oyununun üzerinden 9 sene geçtikten sonra çıkmış bir oyun olup Total War oyunlarının en çok beklenileni ve sevileni olma özelliği taşıyordu. Ancak oyun ilk aşamada birçok oyunsever tarafından ortalamanın altında puanlar aldı. Çünkü oyunun ilk versiyonunda birçok bug vardı ancak daha sonra çıkan patchler ve çıkan 2 ek paketle birlikte oyun tam anlamıyla oynanabilir hale geldi.
Önceki oyunun aksine sadece Roma ile değil birçok farklı ırk ve kültürle oyunu oynamak mümkün kılınmış. Önceki Total War oyunlarından farklı olarak eklenen pek fazla bir şey olmasada gerek diplomasi alanında gerekse yönetim alanında bazı yenilikler yapılmış denilebilir. Örneğin Roma ile oyuna başlarsanız üç farklı gruptan birini seçerek bir ailenin başına geçiyorsunuz ve yapacağınız savaşlar ya da yönetim becerilerinize göre bazı karakter özellikleri kazanabiliyorsunuz. Bu sayede karakteriniz senatoda daha güçlü bir hale gelerek söz sahibi olmaya başlayabiliyor. Farklı kültürlerle yapılan savaşarlar sonucu ele geçirilen şehirlerin yönetimini tam anlamıyla ele geçirene kadar birçok isyanla uğraşmak durumunda kalabiliyorsunuz ya da köleleriniz zaman zaman ayaklanma çıkartabiliyorlar. Oyunu kazanma koşulları ise ekonomik,diplomatik ya da askeri olmak üzere üç farklı şekilde düzenlenmiş. Bu üç seçenekten herhangi birine yoğunlaşarak oyunu kazanmak mümkün ancak oyunun oldukça uzun bir zaman süresine yayıldığını da söylemek gerekiyor.
Grafik anlamında ilk oyununa göre fersah fersah üstün olması zaten geçen yıllara göre beklenilecek bir durum olsada kendi tarzındaki rakip oyunlara göre bir değerlendirme yaparsak oyuncuya çokta farklı bir deneyim sunduğu söylenemez. Müzikler ise orta seviye diyebilirim. Total War oyunlarına fazla bir yenilik getirmediği için fark yaratan bir oyun olamamış malesef oysaki bu oyun için herkesin büyük beklentileri vardı. Sonuç olarak ortalama bir Total War oyunu olarak bu oyun serisini sevenlerin denemesini önerebileceğim bir oyun olmuş.
5 Nisan 2014 Cumartesi
Full Metal Alchemist Brotherhood İnceleme
Favori Karakterlerim:Alphonse,Hohenheim,
Bradley,Edward
Tür:Aksiyon,Macera,Dram
Bölüm Sayısı:51 + 64 + 2 Film + 4 Special
Not:10/10
Full Metal Alchemist animesi 2003-2004 yılları arasında 51 bölüm olarak yayınlanmıştı ancak bu seri başladığında mangası devam etmekteydi ve belli olaylardan sonra animenin konusu mangadan saparak bambaşka bir hal alıyordu. Daha sonra 2009-2010 yılları arasında Full Metal Alchemist Brotherhood animesi 64 bölüm halinde yayınlanarak tamamen mangaya bağlı kaldı.
Fma ve Fmab hem karakter hem de konu bakımından oldukça farklı bir hal alsada genel anlamda ortak yanlarıda yok değil. Edward ve Alphonse adlı kardeşler annelerinin ölümünden sonra onu tekrar hayata döndürmek için simyada bir tabu olan insan dönüşümünü gerçekleştirmek istemişlerdir. Ancak bu deneyimleri korkunç bir şekilde sonlanmıştır ve sonuç olarak Alphonse bedenini,Edward ise bir kolu ve bacağını kaybetmiştir. Edward,Alphonse'nin ruhunu bir zırha bağlayarak onu bu dünyada tutmayı başarmıştır ancak bu olay sonrası kardeşler birbirlerine bedenlerini geri alacaklarına dair söz vermişlerdir. Ordu, bu simyager kardeşlerin yeteneklerini farkederek onlara hizmetlerini sunmalarını önerir. Edward ve Alphonse orduya yardım ederek hem kendileri için gerekli kaynaklara ulaşacak hem de bedenlerini geri almanın bir yolunu arayacaklardır. Animenin ortalarına doğru asıl konuyu oluşturan Homunculus'lar ortaya çıkmaktadır. Homunculus bir tür başarısız insan dönüşümüdür ve ölümsüzlerdir. Tüm simyagelerin rüyalarını süsleyen felsefe taşlarından meydana gelmişlerdir. Felsefe taşına sahip simyagerler güçlerini katlayarak arttırabilirler ki bu yüzden güç peşinde koşanların yolu bu taşları ararken kesişmektedir. Hem Elric kardeşler hem homunculuslar hemde uzakdoğu ülkesi Xing'den gelen prenses ve kral adayı bu taşların peşindedir...
Animenin hem çizimleri hem de müzikleri gayet başarılı, özellikle Fmab animesinin ilk ve son açılış parçaları çok kaliteli. Animenin temposu genel anlamda yüksek olmasına karşın özellikle son 10 bölüm bir nefeste izlenecek türden yapılmış. Karakterlerin tanıtımı ve geçmişlerine dair verilen bilgiler animenin kalitesini bir kat daha arttırıyor. Sonuç olarak tüm animeseverlerin bu animeyi izlemesini öneririm.
Bradley,Edward
Tür:Aksiyon,Macera,Dram
Bölüm Sayısı:51 + 64 + 2 Film + 4 Special
Not:10/10
Full Metal Alchemist animesi 2003-2004 yılları arasında 51 bölüm olarak yayınlanmıştı ancak bu seri başladığında mangası devam etmekteydi ve belli olaylardan sonra animenin konusu mangadan saparak bambaşka bir hal alıyordu. Daha sonra 2009-2010 yılları arasında Full Metal Alchemist Brotherhood animesi 64 bölüm halinde yayınlanarak tamamen mangaya bağlı kaldı.
Fma ve Fmab hem karakter hem de konu bakımından oldukça farklı bir hal alsada genel anlamda ortak yanlarıda yok değil. Edward ve Alphonse adlı kardeşler annelerinin ölümünden sonra onu tekrar hayata döndürmek için simyada bir tabu olan insan dönüşümünü gerçekleştirmek istemişlerdir. Ancak bu deneyimleri korkunç bir şekilde sonlanmıştır ve sonuç olarak Alphonse bedenini,Edward ise bir kolu ve bacağını kaybetmiştir. Edward,Alphonse'nin ruhunu bir zırha bağlayarak onu bu dünyada tutmayı başarmıştır ancak bu olay sonrası kardeşler birbirlerine bedenlerini geri alacaklarına dair söz vermişlerdir. Ordu, bu simyager kardeşlerin yeteneklerini farkederek onlara hizmetlerini sunmalarını önerir. Edward ve Alphonse orduya yardım ederek hem kendileri için gerekli kaynaklara ulaşacak hem de bedenlerini geri almanın bir yolunu arayacaklardır. Animenin ortalarına doğru asıl konuyu oluşturan Homunculus'lar ortaya çıkmaktadır. Homunculus bir tür başarısız insan dönüşümüdür ve ölümsüzlerdir. Tüm simyagelerin rüyalarını süsleyen felsefe taşlarından meydana gelmişlerdir. Felsefe taşına sahip simyagerler güçlerini katlayarak arttırabilirler ki bu yüzden güç peşinde koşanların yolu bu taşları ararken kesişmektedir. Hem Elric kardeşler hem homunculuslar hemde uzakdoğu ülkesi Xing'den gelen prenses ve kral adayı bu taşların peşindedir...
Animenin hem çizimleri hem de müzikleri gayet başarılı, özellikle Fmab animesinin ilk ve son açılış parçaları çok kaliteli. Animenin temposu genel anlamda yüksek olmasına karşın özellikle son 10 bölüm bir nefeste izlenecek türden yapılmış. Karakterlerin tanıtımı ve geçmişlerine dair verilen bilgiler animenin kalitesini bir kat daha arttırıyor. Sonuç olarak tüm animeseverlerin bu animeyi izlemesini öneririm.
24 Mart 2014 Pazartesi
South Park The Stick of Truth İnceleme
Tür:RPG
Platform:PC,XBox360,PS3
Grafik:100/73
Ses:100/85
Oynanış:100/88
Yapım:Obsidian Entertainment
GENEL:100/80
2014 yılında piyasaya sürülen South Park The Stick of Truth oyununda klasik bir RPG oyunu eğer South Park'ta geçseydi nasıl olurdu onu öğreniyoruz. Cartman ve arkadaşları oyun boyunca bize gerçektende tam bir rpg oyunu havası yaşatıyorlar ama tabi kendi tarzlarınca.
South Park'a yeni taşınmış bir ailenin çocuğu olarak oyunu oynuyoruz ve çok geçmeden Cartman ve arkadaşlarının krallığına katılarak elflere karşı savaşımıza başlıyoruz. Cartmöan isminizi sorduğunda isminizi yazsanızda pek bir şey farketmiyor çünkü siz oyunda "new kid" olarak biliniyorsunuz ama tabi Cartman tarafından Douchebag olarak çağrılıyorsunuz hatta daha sonra seviyenizi yükselterek size Sir Douchebag vs. olarakta hitap edebiliyor. Bu gibi RPG ögeleriyle bolca dalga geçen oyunda karakterimizin konuşmaması üzerinede pek çok geyik dönüyor ama şunuda söylemek gerekiyor ki karakterimiz oyunun sonunda bir konuşuyor pir konuşuyor. Öncelikle elflerle savaştığımız oyunda daha sonra uzaylılar vs. derken zombi nazilere karşı dahi savaşmaya başlıyoruz. Yani oyun iyice zıvandan çıkıyor ama bu durum tabiki South Park için beklenen bir durum.
Oyunun müzikleri ve oynanışı gerçekten çok güzel ayarlanmış. Özellikle savaş sırasında düşmanın saldırılarını bloklayabilme özelliği oyuna dinamik bir hava getirmiş. Ayrıca değişik komik teknikleri izlemekte oyunun kalitesini arttırıyor. Sonuç olarak South Park izleyenlerin mutlaka oynamasını düşündüğüm izlemeyenlerinse bu oyunla seriyle tanışmalarını tavsiye ettiğim bir yapım olarak bu oyunu denemenizi öneririm.
Platform:PC,XBox360,PS3
Grafik:100/73
Ses:100/85
Oynanış:100/88
Yapım:Obsidian Entertainment
GENEL:100/80
2014 yılında piyasaya sürülen South Park The Stick of Truth oyununda klasik bir RPG oyunu eğer South Park'ta geçseydi nasıl olurdu onu öğreniyoruz. Cartman ve arkadaşları oyun boyunca bize gerçektende tam bir rpg oyunu havası yaşatıyorlar ama tabi kendi tarzlarınca.
South Park'a yeni taşınmış bir ailenin çocuğu olarak oyunu oynuyoruz ve çok geçmeden Cartman ve arkadaşlarının krallığına katılarak elflere karşı savaşımıza başlıyoruz. Cartmöan isminizi sorduğunda isminizi yazsanızda pek bir şey farketmiyor çünkü siz oyunda "new kid" olarak biliniyorsunuz ama tabi Cartman tarafından Douchebag olarak çağrılıyorsunuz hatta daha sonra seviyenizi yükselterek size Sir Douchebag vs. olarakta hitap edebiliyor. Bu gibi RPG ögeleriyle bolca dalga geçen oyunda karakterimizin konuşmaması üzerinede pek çok geyik dönüyor ama şunuda söylemek gerekiyor ki karakterimiz oyunun sonunda bir konuşuyor pir konuşuyor. Öncelikle elflerle savaştığımız oyunda daha sonra uzaylılar vs. derken zombi nazilere karşı dahi savaşmaya başlıyoruz. Yani oyun iyice zıvandan çıkıyor ama bu durum tabiki South Park için beklenen bir durum.
Oyunun müzikleri ve oynanışı gerçekten çok güzel ayarlanmış. Özellikle savaş sırasında düşmanın saldırılarını bloklayabilme özelliği oyuna dinamik bir hava getirmiş. Ayrıca değişik komik teknikleri izlemekte oyunun kalitesini arttırıyor. Sonuç olarak South Park izleyenlerin mutlaka oynamasını düşündüğüm izlemeyenlerinse bu oyunla seriyle tanışmalarını tavsiye ettiğim bir yapım olarak bu oyunu denemenizi öneririm.
17 Mart 2014 Pazartesi
Digimon Frontier İnceleme
Favori Karakterlerim:Takuya,Izumi
Tür:Aksiyon,Macera,Dram
Bölüm Sayısı:50
Not:10/7
2002-2003 yılları arasında yayınlanan Digimon Frontier animesinde yine bir grup gencin dijital dünyaya gelerek yaşadıkları maceraya tanık oluyoruz. Ancak bu sefer kahramanlarımızın digimon ları yok çünkü bizzat kendileri digimona dönüşüyorlar.
Efsaneye göre karanlıklar efendisi Lucemon çok uzun zaman önce dijital dünyayı ele geçirmeye çalışmış ancak 10 tane cesur digimon tarafından durdurulmuştu. Bu efsanevi 10 digimon Lucemon'u mühürleyerek hapsetmişlerdi ancak daha sonra ortadan kaybolmuşlardı. Bu olaydan sonra dijital dünyayı üç melek -Seraphimon,Ophanimon ve Cherubimon- yönetmeye başlamışlardı ancak Lucemon,Cherubimon'u kontrolü altına alarak Ophanimon ve Seraphimon'a ihanet etmesini sağlamıştı işte tam da bu sırada kahramanlarımız hikayeye dahil oluyorlar. Ophanimon'un mesajını alan kahramanlarımız dijital dünyaya gelerek 10 efsanevi digimonun ruhunu ele geçiriyorlar ve karanlığa karşı savaşmaya başlıyorlar.
Hikaye olarak genel anlamda başarılı olan Digimon Frontier animesi kendinden önceki Digimon serilerinde olduğu gibi duygusallık ve arkadaşlığa çok önem veren bir yapım. Her türlü zor durumdan birbirlerine olan inançları ve arkadaşlıklarının gücüyle kurtulmayı başaran kahramanlarımızı animenin sonunda büyük bir mücadele bekliyor. Müzikleri için diğer digimon serilerine göre biraz sönük kalsada genel anlamda başarılı diyebilirim. Sonuç olarak digimon serisini sevenlerin beğeneceği bir yapım olarak izlemenizi tavsiye derim.
Tür:Aksiyon,Macera,Dram
Bölüm Sayısı:50
Not:10/7
2002-2003 yılları arasında yayınlanan Digimon Frontier animesinde yine bir grup gencin dijital dünyaya gelerek yaşadıkları maceraya tanık oluyoruz. Ancak bu sefer kahramanlarımızın digimon ları yok çünkü bizzat kendileri digimona dönüşüyorlar.
Efsaneye göre karanlıklar efendisi Lucemon çok uzun zaman önce dijital dünyayı ele geçirmeye çalışmış ancak 10 tane cesur digimon tarafından durdurulmuştu. Bu efsanevi 10 digimon Lucemon'u mühürleyerek hapsetmişlerdi ancak daha sonra ortadan kaybolmuşlardı. Bu olaydan sonra dijital dünyayı üç melek -Seraphimon,Ophanimon ve Cherubimon- yönetmeye başlamışlardı ancak Lucemon,Cherubimon'u kontrolü altına alarak Ophanimon ve Seraphimon'a ihanet etmesini sağlamıştı işte tam da bu sırada kahramanlarımız hikayeye dahil oluyorlar. Ophanimon'un mesajını alan kahramanlarımız dijital dünyaya gelerek 10 efsanevi digimonun ruhunu ele geçiriyorlar ve karanlığa karşı savaşmaya başlıyorlar.
Hikaye olarak genel anlamda başarılı olan Digimon Frontier animesi kendinden önceki Digimon serilerinde olduğu gibi duygusallık ve arkadaşlığa çok önem veren bir yapım. Her türlü zor durumdan birbirlerine olan inançları ve arkadaşlıklarının gücüyle kurtulmayı başaran kahramanlarımızı animenin sonunda büyük bir mücadele bekliyor. Müzikleri için diğer digimon serilerine göre biraz sönük kalsada genel anlamda başarılı diyebilirim. Sonuç olarak digimon serisini sevenlerin beğeneceği bir yapım olarak izlemenizi tavsiye derim.
8 Mart 2014 Cumartesi
Tropico 4 İnceleme
Tür:Yönetim Simulasyonu
Platform:PC,XBox360
Grafik:100/75
Ses:100/88
Oynanış:100/87
Yapım:Haemimont Games
GENEL:100/82
2011 yılında piyasaya sürülen Tropico 4 oyununda kendi adamızı sıfırdan oluşturarak dünyada güçlü bir devlet ve ulus yaratma çabasına giriyoruz. Modern Times ekpaketi ile oyuna yeni yasalar ve yeni binalar ekleniyor ve oyunun kalitesi çok daha iyi hale geliyor.
Oyunun başında dilersek karakterimizi oluşturuyoruz ya da gerçek hayattaki diktatörlerden birini seçerek oyunu oynayabiliyoruz. Oyun boyunca Amerika,Rusya,Çin,Avrupa ve Ortadoğu ile diplomatik ilişkilere giriyor ve onlarla aramızı iyi tutmaya çalışıyoruz. İlişki gücünüze göre Amerika ve Rusya size belirli aralıklarla para yardımı yapıyorlar. Bir adayı sıfırdan yapıp yönetmek oldukça zor iş çünkü adada çevreciler,dinci grup,komünist,kapitalist vs. bir çok farklı ideolojiye sahip insan toplulukları var ve bunların hepsini memnun etmek zaman zaman zor oluyor. Eğer halkınız yönetiminizden memnun olmazsa isyan çıkartarak ya da size suikast düzenleyerek sonunuzu getirebiliyor. Bunların haricinde demokratik olarak seçimlerde de halk tarafından seçilmezseniz oyun sonlanıyor. Oyun maksimum 50 yıl sürüyor ve 1950-2000 yılları arasında geçiyor tabi siz isterseniz oyunu oynamaya devam edebiliyorsunuz.
Oyun boyunca bize yardımcı olan asistanlarımız var ve bunlarla olan ilişkilerinizdeki sohbetlerde oyun mizah ögesini oldukça fazla kullanmış ki bu durum gayet güzel olmuş. Oyunun grafikleri için ortalama diyebilirim ancak müzikleri için tek kelimeyle şaheser demek hiçte yanlış olmaz. Genel anlamda size zamanın nasıl geçtiğini unutturacak cinsten keyifli bir oyun olduğunu söyleyebilirim.
Platform:PC,XBox360
Grafik:100/75
Ses:100/88
Oynanış:100/87
Yapım:Haemimont Games
GENEL:100/82
2011 yılında piyasaya sürülen Tropico 4 oyununda kendi adamızı sıfırdan oluşturarak dünyada güçlü bir devlet ve ulus yaratma çabasına giriyoruz. Modern Times ekpaketi ile oyuna yeni yasalar ve yeni binalar ekleniyor ve oyunun kalitesi çok daha iyi hale geliyor.
Oyunun başında dilersek karakterimizi oluşturuyoruz ya da gerçek hayattaki diktatörlerden birini seçerek oyunu oynayabiliyoruz. Oyun boyunca Amerika,Rusya,Çin,Avrupa ve Ortadoğu ile diplomatik ilişkilere giriyor ve onlarla aramızı iyi tutmaya çalışıyoruz. İlişki gücünüze göre Amerika ve Rusya size belirli aralıklarla para yardımı yapıyorlar. Bir adayı sıfırdan yapıp yönetmek oldukça zor iş çünkü adada çevreciler,dinci grup,komünist,kapitalist vs. bir çok farklı ideolojiye sahip insan toplulukları var ve bunların hepsini memnun etmek zaman zaman zor oluyor. Eğer halkınız yönetiminizden memnun olmazsa isyan çıkartarak ya da size suikast düzenleyerek sonunuzu getirebiliyor. Bunların haricinde demokratik olarak seçimlerde de halk tarafından seçilmezseniz oyun sonlanıyor. Oyun maksimum 50 yıl sürüyor ve 1950-2000 yılları arasında geçiyor tabi siz isterseniz oyunu oynamaya devam edebiliyorsunuz.
Oyun boyunca bize yardımcı olan asistanlarımız var ve bunlarla olan ilişkilerinizdeki sohbetlerde oyun mizah ögesini oldukça fazla kullanmış ki bu durum gayet güzel olmuş. Oyunun grafikleri için ortalama diyebilirim ancak müzikleri için tek kelimeyle şaheser demek hiçte yanlış olmaz. Genel anlamda size zamanın nasıl geçtiğini unutturacak cinsten keyifli bir oyun olduğunu söyleyebilirim.
6 Mart 2014 Perşembe
Democracy 3 İnceleme
Tür:Devlet Simulasyonu
Platform:PC
Grafik:100/-
Ses:100/-
Oynanış:100/-
Yapım:Positech Games
GENEL:100/77
2013 yılında piyasaya sürülen Democracy 3 oyununda Almanya,Fransa,Amerika,İngiltere vs. gibi gelişmiş ülkelerin yönetimini "demokratik" olarak ele geçiriyorsunuz. Şöyleki ülkedeki her türlü sağlık,eğitim,ekonomi,yasa vs. konu hakkında söz sahibi olup karar veriyorsunuz. Yani günümüz demokratik ülkelerindeki birnevi Başbakan görevini üstleniyorsunuz öyleki size bağlı bakanlarınız dahi var.
Televizyondan haberleri izleyip siyasetçileri eleştirmek kolay birde bu oyunu oynayarak gerçekten halkın sorunlarıyla başbaşa kalmayı deneyin,ne demek istediğimiz anlayacaksınız. Ben Almanya'yı seçerek oynadım ve oyuna ısınmakta hiçte zorluk çekmedim. Çok güzel bir "tutorial" bölümü sayesinde oyuna hemen alışabiliyorsunuz. Oyun boyunca çeşitli olaylarda patlak veriyor örneğin dünyada ekonomik krizin oluşması ya da kuş gribi gibi salgınların ortaya çıkması vs. Sizin uyguladığınız politikalar oyunun gidişine yön veriyor,örneğin siz eğitime önem verirseniz bu alanda nobel ödülü kazanan vatandaşlarınız olabiliyor ya da bilime ağırlık verdiniz diyelim bu sefer de bilim alanında yeni buluşlara yol açabiliyorsunuz. Oyun boyunca olan yasaları değiştirebileceğiniz gibi yeni yasalarda çıkartabiliyorsunuz ancak bunun için bakanlarınızın sadakati çok önemli çünkü onlar size politika puanı sağlıyor ve puanlar sayesinde radikal yasalar çıkartabiliyorsunuz. Oyunun sonu ise ya seçimi kaybederseniz ya da suikasta kurban giderseniz geliyor.
Oyunda grafik namına bir şey yok komple yazı ve resimlerden oluştuğu için sadece belli bir kesim oyunsevere hitap ediyor diyebilirim. Tabi oyunu oynamak için iyi bir ingilizceyede sahip olmanızı söylememe gerek yok herhalde. Benim gibi devlet yönetme oyunlarını sevenlerin hoşlanacağı bir yapım olan Democracy 3 oyununu denemenizi öneririm.
Platform:PC
Grafik:100/-
Ses:100/-
Oynanış:100/-
Yapım:Positech Games
GENEL:100/77
2013 yılında piyasaya sürülen Democracy 3 oyununda Almanya,Fransa,Amerika,İngiltere vs. gibi gelişmiş ülkelerin yönetimini "demokratik" olarak ele geçiriyorsunuz. Şöyleki ülkedeki her türlü sağlık,eğitim,ekonomi,yasa vs. konu hakkında söz sahibi olup karar veriyorsunuz. Yani günümüz demokratik ülkelerindeki birnevi Başbakan görevini üstleniyorsunuz öyleki size bağlı bakanlarınız dahi var.
Televizyondan haberleri izleyip siyasetçileri eleştirmek kolay birde bu oyunu oynayarak gerçekten halkın sorunlarıyla başbaşa kalmayı deneyin,ne demek istediğimiz anlayacaksınız. Ben Almanya'yı seçerek oynadım ve oyuna ısınmakta hiçte zorluk çekmedim. Çok güzel bir "tutorial" bölümü sayesinde oyuna hemen alışabiliyorsunuz. Oyun boyunca çeşitli olaylarda patlak veriyor örneğin dünyada ekonomik krizin oluşması ya da kuş gribi gibi salgınların ortaya çıkması vs. Sizin uyguladığınız politikalar oyunun gidişine yön veriyor,örneğin siz eğitime önem verirseniz bu alanda nobel ödülü kazanan vatandaşlarınız olabiliyor ya da bilime ağırlık verdiniz diyelim bu sefer de bilim alanında yeni buluşlara yol açabiliyorsunuz. Oyun boyunca olan yasaları değiştirebileceğiniz gibi yeni yasalarda çıkartabiliyorsunuz ancak bunun için bakanlarınızın sadakati çok önemli çünkü onlar size politika puanı sağlıyor ve puanlar sayesinde radikal yasalar çıkartabiliyorsunuz. Oyunun sonu ise ya seçimi kaybederseniz ya da suikasta kurban giderseniz geliyor.
Oyunda grafik namına bir şey yok komple yazı ve resimlerden oluştuğu için sadece belli bir kesim oyunsevere hitap ediyor diyebilirim. Tabi oyunu oynamak için iyi bir ingilizceyede sahip olmanızı söylememe gerek yok herhalde. Benim gibi devlet yönetme oyunlarını sevenlerin hoşlanacağı bir yapım olan Democracy 3 oyununu denemenizi öneririm.
4 Mart 2014 Salı
Dishonored İnceleme
Tür:Aksiyon,Gizlilik
Platform:PC,PS3,XBox360
Grafik:100/78
Ses:100/75
Oynanış:100/80
Yapım:Arkane Studios
GENEL:100/80
2012 yılında piyasaya sürülen Dishonored oyunu akıcı oynanışı ve kolay kontrolleriyle dikkat çeken bir yapım olarak karşımıza çıktı. Genel anlamda olumlu bir izlenim oluşturan yapımda şerefini kurtarmaya çalışan bir adamın macerasını oynuyoruz.
Ülkedeki salgın hastalık sonucu birçok kişi hayatını kaybetmektedir. Kraliyetin sadık kormuası Corvo bu salgına bir çare bulabilmek için diğer toprak lordlarıyla görüşmeye gider ancak aldığı cevaplar pekte içaçıcı değildir. Corvo eli boş olarak görevinden döner ve durumu kraliçeye rapor ederken ani bir suikastçi baskını olur. Kraliçe öldürülür ve küçük kızı Emily'de kaçırılır. Tüm bu olanlarda bir anda Corvo'nun üstüne yıkılır ve istenmeyen adam ilan edilir,ölüm cezasına çarptırılır. Ancak Corvo'nun masum olduğuna inanan bir grup Corvo'nun hapisten kaçmasına yardımcı olur ve beraber bu kirli tezgahı kuranlara karşı savaşmaya başlarlar...
Oyunda ok,silah ve kılıç'ın yanında birde Corvo'nun özel güçleri var. Corvo'nun bu özel güçleri oyun ilerledikçe dahada zengin bir hale geliyor. Örneğin zamanı yavaşlatmak,duvarların arkasını görebilmek,teleport olamk vs. gibi güçler sayesinde Corvo gerçekten güçlü bir suikastçiye dönüşüyor. Oyun boyunca dilersek savaşarak ya da gizli bir şekilde sızarak ilerleyebilirsiniz. Ana görevin yanında ek görevleri yaparak Corvo'yu daha güçlü hale getirmekte mümkün. Genel anlamda keyifli bir oynanış sunan Dishonored oyunu için denemeye değer bir yapım diyebilrim.
Platform:PC,PS3,XBox360
Grafik:100/78
Ses:100/75
Oynanış:100/80
Yapım:Arkane Studios
GENEL:100/80
2012 yılında piyasaya sürülen Dishonored oyunu akıcı oynanışı ve kolay kontrolleriyle dikkat çeken bir yapım olarak karşımıza çıktı. Genel anlamda olumlu bir izlenim oluşturan yapımda şerefini kurtarmaya çalışan bir adamın macerasını oynuyoruz.
Ülkedeki salgın hastalık sonucu birçok kişi hayatını kaybetmektedir. Kraliyetin sadık kormuası Corvo bu salgına bir çare bulabilmek için diğer toprak lordlarıyla görüşmeye gider ancak aldığı cevaplar pekte içaçıcı değildir. Corvo eli boş olarak görevinden döner ve durumu kraliçeye rapor ederken ani bir suikastçi baskını olur. Kraliçe öldürülür ve küçük kızı Emily'de kaçırılır. Tüm bu olanlarda bir anda Corvo'nun üstüne yıkılır ve istenmeyen adam ilan edilir,ölüm cezasına çarptırılır. Ancak Corvo'nun masum olduğuna inanan bir grup Corvo'nun hapisten kaçmasına yardımcı olur ve beraber bu kirli tezgahı kuranlara karşı savaşmaya başlarlar...
Oyunda ok,silah ve kılıç'ın yanında birde Corvo'nun özel güçleri var. Corvo'nun bu özel güçleri oyun ilerledikçe dahada zengin bir hale geliyor. Örneğin zamanı yavaşlatmak,duvarların arkasını görebilmek,teleport olamk vs. gibi güçler sayesinde Corvo gerçekten güçlü bir suikastçiye dönüşüyor. Oyun boyunca dilersek savaşarak ya da gizli bir şekilde sızarak ilerleyebilirsiniz. Ana görevin yanında ek görevleri yaparak Corvo'yu daha güçlü hale getirmekte mümkün. Genel anlamda keyifli bir oynanış sunan Dishonored oyunu için denemeye değer bir yapım diyebilrim.
Endless Space İnceleme
Tür:Sıratabanlı Strateji
Platform:PC
Grafik:100/73
Ses:100/73
Oynanış:100/65
Yapım:Amplitude Studios
GENEL:100/62
2012 yılında piyasaya sürülen Endless Space oyununu 3000'li yıllarda geçiyor. Tabi zaman bu akdar ileri olunca uzay ve çeşitli uzaylılarında oyunda olması kaçınılmaz oluyor. Sıratabanlı bir oyun olduğundan bu türün en taanınmış oyunu olan Civilization serisine göre örnek vermek gerekirse oyun alanındaki diğer oyunlara göre oldukça detaylı ve karışık olmuş diyebilirim.
Oyunda sekizden fazla değişik ırk var (Harmony gibi ek paketlerle oyuna yeni ırklar eklenebiliyor) ve her bir ırkın farklı özellikleri mevcut. Dilersek bu ırklardan birini seçebiliyoruz ya da oyuna yepyeni bir ırk ekleyebiliyoruz ve tüm özelliklerinide bizzat biz belirleyebiliyoruz. Her ırkın oyunu kazanması farklı şekilde oluyor. Şöyleki bazı ırklar diplomasi yeteneğini bazı ırklar ise savaş gücünü ön plana çıkartarak oyunu kazanmaya çalışıyorlar. Oyunun genel amacı değişik yıldız sistemlerini keşfederek buraları kolonileştirmek ve mümkün olduğunca büyük bir galaksi imparatorluğu kurmak denebilir.
Oyunun normal ilerlemeli bir hikayesi yok ancak her ırkın kendine has tarihi var. Oyuna başlamadan önce kaç tane rakibinizin olacağını ve evrenin şeklini şemalini vs. belirleyebiliyorsunuz. Oyun her ne kadar teknolojik olarak gelişmiş bir devirde geçsede yine oyun boyunca diplomasi,kolonileşme,savaş ve endüstri alanında size yeni araştırmalar yapma imkanı sunuyor. Sonuç olarak uzayda geçen strateji oyunlarını sevenlerin bu oyunu denemelerini öneririm ancak oyuna alışma süresinin oldukça zorlu olduğunuda söylemekte fayda var.
Platform:PC
Grafik:100/73
Ses:100/73
Oynanış:100/65
Yapım:Amplitude Studios
GENEL:100/62
2012 yılında piyasaya sürülen Endless Space oyununu 3000'li yıllarda geçiyor. Tabi zaman bu akdar ileri olunca uzay ve çeşitli uzaylılarında oyunda olması kaçınılmaz oluyor. Sıratabanlı bir oyun olduğundan bu türün en taanınmış oyunu olan Civilization serisine göre örnek vermek gerekirse oyun alanındaki diğer oyunlara göre oldukça detaylı ve karışık olmuş diyebilirim.
Oyunda sekizden fazla değişik ırk var (Harmony gibi ek paketlerle oyuna yeni ırklar eklenebiliyor) ve her bir ırkın farklı özellikleri mevcut. Dilersek bu ırklardan birini seçebiliyoruz ya da oyuna yepyeni bir ırk ekleyebiliyoruz ve tüm özelliklerinide bizzat biz belirleyebiliyoruz. Her ırkın oyunu kazanması farklı şekilde oluyor. Şöyleki bazı ırklar diplomasi yeteneğini bazı ırklar ise savaş gücünü ön plana çıkartarak oyunu kazanmaya çalışıyorlar. Oyunun genel amacı değişik yıldız sistemlerini keşfederek buraları kolonileştirmek ve mümkün olduğunca büyük bir galaksi imparatorluğu kurmak denebilir.
Oyunun normal ilerlemeli bir hikayesi yok ancak her ırkın kendine has tarihi var. Oyuna başlamadan önce kaç tane rakibinizin olacağını ve evrenin şeklini şemalini vs. belirleyebiliyorsunuz. Oyun her ne kadar teknolojik olarak gelişmiş bir devirde geçsede yine oyun boyunca diplomasi,kolonileşme,savaş ve endüstri alanında size yeni araştırmalar yapma imkanı sunuyor. Sonuç olarak uzayda geçen strateji oyunlarını sevenlerin bu oyunu denemelerini öneririm ancak oyuna alışma süresinin oldukça zorlu olduğunuda söylemekte fayda var.
3 Mart 2014 Pazartesi
Expeditions - Conquistador İnceleme
Tür:Taktiksel RPG
Platform:PC
Grafik:100/70
Ses:100/72
Oynanış:100/78
Yapım:Logic Artists - BitComposer
GENEL:100/74
2013 yılında piyasaya sürülen Expeditions - Conquistador oyununda soylu bir ispanyolun yeni dünyayı keşfetmesini ve ailesine şan şöhret getirme mücadelesini konu alıyor. Oyunun konusu piyasadaki diğer oyunlara göre oldukça derin ve anlaşılması zor. Ayrıca tüm oyun boyunca dialoglara gireceğiniz için iyi bir ingilizce istiyor.
Karakterimizin adını ve yetenek puanlarını ayarladıktan sonra yolculuğumuz boyunca bize eşlik edecek farklı alanlarda uzmanlaşmış yoldaşlarımızı seçiyoruz. Bu seçtiğimiz kişilerinde yetenek puanları bizim yetenek puanlarımıza eklenerek toplam yetenek puanlarımız oluşuyor. Yetenek puanları tüm oyun boyunca oldukça işimize yarayacağından ve oyunda sadece bazı özel durumlarda ve ekstra yoldaş topladığımızda yetenk puanları arttığından bu puanlar oldukça önemli. Taktik,diplomasi,liderlik,sağlık vs. alanlarda uzmanlaşmış takımımızı kurduktan sonra orta ve güney amerika üzerine sefere çıkarak buraları keşfediyoruz. Oyun 16.yy'da geçiyor ve bugünkü Dominik Cumhuriyeti ile Meksika'nın keşfini konu alıyor. Burdaki yerlileri duruma göre bazen diplomasi yoluyla uzlaşarak bazense silahlarımızı konuşturarak egemenliğimiz altına alıyoruz.
Genel anlamda oyunculara farklı bir deneyim sunan Expeditions - Conquistador oyununda aldığımız kararlar sonucu yoldaşlarımızın bize karşı durumunun değişmesi gibi detaylar oyunu dahada güzelleştiriyor. Oyunun grafikleri için güzel bir şey söylemek zor olsada müzikleri için ortalamanın üzerinde diyebilirim. Sonuç olarak tarihe meraklı olan ve bu türü seven oyuncuların bu oyuna bir şans vermesinde fayda var.
Platform:PC
Grafik:100/70
Ses:100/72
Oynanış:100/78
Yapım:Logic Artists - BitComposer
GENEL:100/74
2013 yılında piyasaya sürülen Expeditions - Conquistador oyununda soylu bir ispanyolun yeni dünyayı keşfetmesini ve ailesine şan şöhret getirme mücadelesini konu alıyor. Oyunun konusu piyasadaki diğer oyunlara göre oldukça derin ve anlaşılması zor. Ayrıca tüm oyun boyunca dialoglara gireceğiniz için iyi bir ingilizce istiyor.
Karakterimizin adını ve yetenek puanlarını ayarladıktan sonra yolculuğumuz boyunca bize eşlik edecek farklı alanlarda uzmanlaşmış yoldaşlarımızı seçiyoruz. Bu seçtiğimiz kişilerinde yetenek puanları bizim yetenek puanlarımıza eklenerek toplam yetenek puanlarımız oluşuyor. Yetenek puanları tüm oyun boyunca oldukça işimize yarayacağından ve oyunda sadece bazı özel durumlarda ve ekstra yoldaş topladığımızda yetenk puanları arttığından bu puanlar oldukça önemli. Taktik,diplomasi,liderlik,sağlık vs. alanlarda uzmanlaşmış takımımızı kurduktan sonra orta ve güney amerika üzerine sefere çıkarak buraları keşfediyoruz. Oyun 16.yy'da geçiyor ve bugünkü Dominik Cumhuriyeti ile Meksika'nın keşfini konu alıyor. Burdaki yerlileri duruma göre bazen diplomasi yoluyla uzlaşarak bazense silahlarımızı konuşturarak egemenliğimiz altına alıyoruz.
Genel anlamda oyunculara farklı bir deneyim sunan Expeditions - Conquistador oyununda aldığımız kararlar sonucu yoldaşlarımızın bize karşı durumunun değişmesi gibi detaylar oyunu dahada güzelleştiriyor. Oyunun grafikleri için güzel bir şey söylemek zor olsada müzikleri için ortalamanın üzerinde diyebilirim. Sonuç olarak tarihe meraklı olan ve bu türü seven oyuncuların bu oyuna bir şans vermesinde fayda var.
27 Şubat 2014 Perşembe
Far Cry 3 İnceleme
Tür:FPS,Aksiyon
Platform:PC,PS3,XBox360
Grafik:100/84
Ses:100/80
Oynanış:100/83
Yapım:Ubisoft
GENEL:100/84
2012 yılında piyasaya sürülen ve serinin üçüncü oyunu olan Far Cry 3 oyununda serinin önceki oyunlarına göre gerek grafik gerekse oynanış bakımından oldukça gelişme kaydedilmiş demek mümkün.
Far Cry oyun serisi konu bakımından birbirine bağlı olmayan üç farklı oyundan oluşsada genel anlamda konsept aynı diyebiliriz. Far Cry 3 oyunu bir grup gencin tatildeyken eğlencenin dibine fazla vurup kendilerini kaybetmeleri ve köle tacirlerinin eline düşmelerini konu alıyor. Jason isimli esas oğlanımızın abisi oyunun hemöen başında gözünün önünde öldürülüyor ve Jason canını zor kurtararak bu köle tacirlerine karşı savaş veren bir kabileye katılıyor. Bu dakikadan sonra Jason'un tek amacı küçük kardeşi ve arkadaşlarını kurtarıp adadan kaçmak oluyor. Ancak oyun ilerledikçe baş düşmanlardan biri olan Vaas'a karşı büyük bir nefret duymaya başlayan Jason onu öldürmeye and içiyor. Kabilenin lideri ve Vaas'ın kızkardeşi olan Citra ile yakınlaşan Jason oyunun sonuna doğru arkadaşları ile Citra arasında seçim yapmak durumunda kalıyor...
Oyun bir açık dünya oyunu ve etrafınızdaki hemen hemen her şeyle etkileşime girmeniz mümkün. Örneğin ormanda dolaşırken yabani hayvanların saldırısına uğrayabilirsiniz ve eğer onları öldürürseniz,hayvanların derisinden daha fazla alet-edavat taşımak için büyük çantalar yapabilirsiniz. Yada değişik bitkileri toplayıp onlardan panzehir ya da iyileştirici elde edebilirsiniz. Oyun ilerledikçe Jason yeni yetenek puanları kazanarak koluna dövme yaptırıyor ve her bir dövme Jason'a yeni bir yetenek veriyor. Bu şekilde gitgide güçlenen Jason adanın lideri konumuna yükseliyor. Genel anlamda kaliteli grafikler ve ortalam bir hikayeye sahip olan oyunu denemenizi tavsiye ederim.
Platform:PC,PS3,XBox360
Grafik:100/84
Ses:100/80
Oynanış:100/83
Yapım:Ubisoft
GENEL:100/84
2012 yılında piyasaya sürülen ve serinin üçüncü oyunu olan Far Cry 3 oyununda serinin önceki oyunlarına göre gerek grafik gerekse oynanış bakımından oldukça gelişme kaydedilmiş demek mümkün.
Far Cry oyun serisi konu bakımından birbirine bağlı olmayan üç farklı oyundan oluşsada genel anlamda konsept aynı diyebiliriz. Far Cry 3 oyunu bir grup gencin tatildeyken eğlencenin dibine fazla vurup kendilerini kaybetmeleri ve köle tacirlerinin eline düşmelerini konu alıyor. Jason isimli esas oğlanımızın abisi oyunun hemöen başında gözünün önünde öldürülüyor ve Jason canını zor kurtararak bu köle tacirlerine karşı savaş veren bir kabileye katılıyor. Bu dakikadan sonra Jason'un tek amacı küçük kardeşi ve arkadaşlarını kurtarıp adadan kaçmak oluyor. Ancak oyun ilerledikçe baş düşmanlardan biri olan Vaas'a karşı büyük bir nefret duymaya başlayan Jason onu öldürmeye and içiyor. Kabilenin lideri ve Vaas'ın kızkardeşi olan Citra ile yakınlaşan Jason oyunun sonuna doğru arkadaşları ile Citra arasında seçim yapmak durumunda kalıyor...
Oyun bir açık dünya oyunu ve etrafınızdaki hemen hemen her şeyle etkileşime girmeniz mümkün. Örneğin ormanda dolaşırken yabani hayvanların saldırısına uğrayabilirsiniz ve eğer onları öldürürseniz,hayvanların derisinden daha fazla alet-edavat taşımak için büyük çantalar yapabilirsiniz. Yada değişik bitkileri toplayıp onlardan panzehir ya da iyileştirici elde edebilirsiniz. Oyun ilerledikçe Jason yeni yetenek puanları kazanarak koluna dövme yaptırıyor ve her bir dövme Jason'a yeni bir yetenek veriyor. Bu şekilde gitgide güçlenen Jason adanın lideri konumuna yükseliyor. Genel anlamda kaliteli grafikler ve ortalam bir hikayeye sahip olan oyunu denemenizi tavsiye ederim.
3 Şubat 2014 Pazartesi
Contrast İnceleme
Tür:Bulmaca,Platform
Platform:PC,PS3,XBox360,PS4
Grafik:100/75
Ses:100/70
Oynanış:100/80
Yapım:Compulsion Games
GENEL:100/68
2013 yılında piyasaya sürülen Contrast oyunu sıradışı oynanış tarzıyla oyunseverlerin karşısına çıktı. Oyunda hem 2D hem de 3D oynanış bir arada sunuluyor şöyle ki gölgelerin içine girebilen karakterimiz bir anda farklı bir dünyaya adım atmış oluyor.
Didi adlı küçük bir kızın hikayesini Dawn adlı karakterimizle oynuyoruz. Oyun boyunca Dawn'ı yönlendirmemize rağmen asıl konu Didi ve ailesi etrafında geçiyor. Biz oyun boyunca tek kelime etmiyoruz ve Didi hariç tüm karakterleri bir gölge olarak görüyoruz. Oyunun asıl ilginç tarafınıda bu konsept oluşturuyor zaten. Didi annesi ile babasını tekrar biraraya getirmek için Dawn'dan bazı isteklerde bulunuyor ve bizde gölgeler içine karışma özelliğimizi kullanarak bu istekleri yerine getirmeye çalışıyoruz.
Oyunun müzikleri jazz müzikleri olduğundan dolayı benim pek hoşuma gitmedi ancak oynanış bakımından keyifli bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Bulmaca oyunu olduğundan dolayı oyunda ne bir harita ne de nereye gideceğimizi gösteren bir şey var yani tamamen kendi başınıza ne yapacağınızı çözmeniz gerekiyor. Bu yüzden oyunun akıcılığı sektereye uğruyor ancak zaten kısa olan oyun süresi böylelikle biraz da olsa uzuyor. Sonuç olarak bu tür oyunları sevenlerin deneyebileceği bir yapım ancak bu tarz oyunları oynamamış olanlar için bu oyunu tavsiye etmek doğru olmaz.
Platform:PC,PS3,XBox360,PS4
Grafik:100/75
Ses:100/70
Oynanış:100/80
Yapım:Compulsion Games
GENEL:100/68
2013 yılında piyasaya sürülen Contrast oyunu sıradışı oynanış tarzıyla oyunseverlerin karşısına çıktı. Oyunda hem 2D hem de 3D oynanış bir arada sunuluyor şöyle ki gölgelerin içine girebilen karakterimiz bir anda farklı bir dünyaya adım atmış oluyor.
Didi adlı küçük bir kızın hikayesini Dawn adlı karakterimizle oynuyoruz. Oyun boyunca Dawn'ı yönlendirmemize rağmen asıl konu Didi ve ailesi etrafında geçiyor. Biz oyun boyunca tek kelime etmiyoruz ve Didi hariç tüm karakterleri bir gölge olarak görüyoruz. Oyunun asıl ilginç tarafınıda bu konsept oluşturuyor zaten. Didi annesi ile babasını tekrar biraraya getirmek için Dawn'dan bazı isteklerde bulunuyor ve bizde gölgeler içine karışma özelliğimizi kullanarak bu istekleri yerine getirmeye çalışıyoruz.
Oyunun müzikleri jazz müzikleri olduğundan dolayı benim pek hoşuma gitmedi ancak oynanış bakımından keyifli bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Bulmaca oyunu olduğundan dolayı oyunda ne bir harita ne de nereye gideceğimizi gösteren bir şey var yani tamamen kendi başınıza ne yapacağınızı çözmeniz gerekiyor. Bu yüzden oyunun akıcılığı sektereye uğruyor ancak zaten kısa olan oyun süresi böylelikle biraz da olsa uzuyor. Sonuç olarak bu tür oyunları sevenlerin deneyebileceği bir yapım ancak bu tarz oyunları oynamamış olanlar için bu oyunu tavsiye etmek doğru olmaz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



















